30 Eylül 2012 Pazar

biraz dur


pelerinli bir hayatın zorluğu hakkında ki konuda hemfikirdik. 
düşüncelerimizde, süpermen uçarken pelerini yüzüne dolanıyor ve bir gökdelene çakılıyor,
batmen ise sokak serserilerinden pelerinine basıp düştüğü için dayak yiyordu. 
bu konulardan bahsederken o, kornişinden perdeyi sökmüş kendine bir pelerin yapmış bire bir zorluklarını göstermek için çaba sarf ediyordu.
bense anlattıklarını tasdikleyip kafamı aşağı yukarı sallayarak "kesinlikle haklısın" diyordum.

lafını büyük bir ciddiyetle kestim. 

"bak!!" 

"şuanda dünyaya amerika kıtası büyüklüğünde bir göktaşı yaklaşıyor olsa, seninle mutfak tezgahının altına saklanır ve bunun bizi kurtarıcağına inanıp gözlerinin içine bakarak gülümserdim." dedim.

sustu.
masadaki çantasının içini büyük bir acele ile karıştırarak,

"öyleyse bende bizi tezgahtan çıkarmak isteyecek insanlara biber gazı sıkarım" dedi.

anlaşmıştık, 
tıpkı onun makarnayı pişirmesine, benimse masayı silip tabakları çıkarma konusunda anlaştığımız gibi.


4 Eylül 2012 Salı

4


Sevdiği ilk kadın birlikteliklerinin 4. haftasında, "onun" sürdüğü araçta hayata gözlerini yummuştu.Emniyet kemeri takılı olan kız araca sıkışmış, tüm güzelliğiyle ters dönen araçta azraille tanışmıştı. "o", feci kazadan camdan fırlayarak kurtulmuştu. neden kurtulmuştu ? bunu o da bilmiyordu.
Her şeyde var olan "hayır" acaba bu olayda da var mıydı ? ilk zamanlar böyle düşünmüştü çünkü bir başkası girmişti hayatına, lanetlenmiş bir adamın hayatına, değer verdiği biri girdiğinde o lanet kalkmıyordu. Bunun canlı şahidi olacaktı. ilişkilerinin 4. haftasıydı.
Her zaman ki gibi İşten gelmişti kız. Duşa girmiş ve bir daha o duştan canlı çıkamamıştı. Ayağını kaydıran su, 
başının lavaboya çarpmasına neden olmuş ve oracıkta tüm çıplaklığıyla ölmüştü.Bir gece öncesinde tüm çıplaklığıyla yanında yatan kız, yine onun yanında tüm çıplaklığıyla cansız olarak yatıyordu.
Anlaşılan azrail tüm kıskançlığıyla sakınıyordu onu başkalarından.

Tırnak makasıyla kopmuştu "onun" hayatı, tüm kan sevdiklerine sıçramıştı.Aklını koli bantlarıyla 
bağlamış, kemikleri onu taşısın diye uhu ile yapıştırmıştı.
Ona göre hayat, ölenin kazandığı bir oyun haline gelmişti.

ve bu oyunu 4 hafta sonrasında "o" da kazanacaktı..